Osmanlı Devletine uzun yıllar başkentlik yapan İstanbul'un 29 Mayıs 1453'deki Türk ve dünya tarihini etkileyen fethinin 555. yıl dönümü, bu yıl da çeşitli etkinliklerle kutlanacak.
İstanbul Büyükşehir Belediyesinden alınan bilgiye göre, İstanbul'un fethinin yıl dönümü kutlamaları Balat-Haliç'te 29 Mayıs Perşembe günü saat 21.00'de başlayacak ve yaklaşık 1 saat sürecek.
Kutlamalar çerçevesinde deniz üzerine iki adet 18 metrelik ayak arasına 1072 metrekarelik su perdesi kurulacak ve perdede ''Watch Out'' tekniği kullanılarak, 3D teknolojisiyle üretilen ''Fetih'' filmi yansıtılacak.
Kutlamalar için deniz üzerine, dans eden fıskiye sistemleri de kurulacak. Lazer ve fıskiyeler ile gerçekleştirilecek ışık ve su şovu ''Fetih'' filminin öncesinde izlenebilecek.
ATAKOĞLU'NDAN KONSER
Dünyaca ünlü müzisyen Fahir Atakoğlu, İstanbul'un fethinin yıl dönümünde Haliç üzerine kurulacak bir platformda Genelkurmay Başkanlığı Askeri Müze ve Kültür Sitesi Mehteran Bölüğü ile bir konser verecek.
Atakoğlu piyanosu ile mehter bölüğünün kösü, davulu, zurnası eşliğinde vereceği konserde, fetih için düzenlediği eserleri ilk kez seslendirecek. Konserin bitimiyle deniz üzerinden başlayacak havai fişek, lazer ve ışık gösterileriyle kutlamalar tamamlanacak.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi kutlamalar için müzikal şov sistemleri, lazer, video projeksiyon, ses sistemleri, gökyüzü tarayıcıları, alev efektleri için çeşitli cihazlar ve havai fişek sistemleri kullanacak.
DİĞER KUTLAMA ETKİNLİKLERİ
İstanbul Valiliğince organize edilen İstanbul'un fethinin 555. yıl dönümü programı çerçevesinde Fatih Sultan Mehmet'in Fatih Camisi'ndeki türbesi ziyaret edilecek.
Saraçhane'deki Fatih Anıtı'ndaki törenin ardından, Belgrat Kapı'da tören düzenlenecek. Buradaki törenlerde, İstanbul'un fethi canlandırılacak.
İstanbul Müftülüğünce de Fatih Camisi'nde 555 hatim okutulacak. Camilere bayraklar asılacak, cami minareleri ışıklandırılacak. Çeşitli camilerde Fatih Sultan Mehmet, fetih şehitleri ve gaziler için mevlit okutulacak.
İstanbul Vakıflar Bölge Müdürlüğünce Sultanahmet, Eyüp Sultan, Eminönü Yeni ve Üsküdar Cedid Valide camilerine mahyalar asılacak.
FETİH DESTANI
İstanbul'un fetih destanı, günümüzden 555 yıl önce Fatih Sultan Mehmet'in tarihi M.Ö 7. yüzyıla uzanan doğal güzellikleriyle ünlü Asya ve Avrupa kıtaları arasında yer alan İstanbul'u fethetmesiyle başladı.
Denizden kuşatılan İstanbul, bir gecede 70 parça karadan Haliç'e inmesiyle 29 Mayıs Salı günü fethedildi.
Fatih, fetih ile birlikte, farklı din, dil ve ırktan insanların bir arada barış içinde yaşayabilmesi için onlara esaslı haklar vererek, din ve vicdan serbestliği tanıdı. İstanbul'un fethi, çağ açan ve bir çağı kapatan büyük bir destana dönüştü.
TİMETÜRK

Bu arada buyrun bi de size kıza(ne kısa ama) İstabul fethi:
İstanbul'un Fethi, 29 Mayıs 1453'te, şehri günlerdir kuşatan Osmanlı ordusunun, şimdi İstanbul olarak bilinen, o zamanki adıyla Konstantinopolis şehrini Sultan II. Mehmed Han'ın komutanlığında fethetmesidir.
Bu fetihten sonra Osmanlı Devleti İmparatorluk olmuş, henüz 21 yaşında olan Sultan II. Mehmed, fatih unvanını da alarak Fatih Sultan Mehmed olarak anılmaya başlanmıştır. Tarihteki en önemli devletlerden olan Doğu Roma İmparatorluğu böylelikle sona ermiştir.
Önceki Fetih Denemeleri
Karadeniz ve Akdeniz'i birbirine bağlayan deniz yolu üzerinde kurulu olan İstanbul, günümüzde olduğu gibi o zamanlar da oldukça önemli bir şehirdi. 1453 yılına kadar farklı zamanlarda, Avarlar, Araplar, Avrupalılar ve Osmanlılar tarafından defalarca kuşatılmış, fakat gerek Bizans'ın sahip olduğu Rum ateşi (grejuva), gerekse şehrin o zamanlar için aşılamaz olarak görülen surları, bu fetih hareketlerini başarısız kılmıştı.
Sayıları 29 olan kuşatmalar sırayla şunlardır:
--M.Ö 340 Makedonya Kralı Phillippe
--M.Ö 194 Roma İmparatoru Septim Severus (Başarılı olmuştur.Şehir
artık Romalılara bağlanmıştır.)
--M.S 616 İran Hükümdarı Keyhüsrev
--M.S 626 İranlılar ve Avar Türkleri ortak
--M.S 665 Emevi Halifesi Muaviye
--M.S 667 Emevi Halifesi Muaviye
--M.S 672 Emevi Halifesi Muaviye
--M.S 712 Emevi Halifesi I.Velid
--M.S 722 Emevi Halifesi I.Velid (Yalnızca Galata Limanı alınmış,Arap
Camii inşa edilmiştir.)
--M.S 782 Abbasiler (Kent haraca bağlanmıştır.)
--M.S 854 Abbasi Halifesi Mütevekkil
--M.S 864 Ruslar
--M.S 869 Abbasi Halifesi Mütevekkil
--M.S 936 Ruslar
--M.S 959 Macarlar
--M.S 970 Abbasiler (Kent haraca bağlanmıştır.)
--M.S 1203 Latinler (Latinler İstanbul'u 1261'e kadar ellerinde
tuttular.)
--M.S 1302 Venedikliler
--M.S 1348 Cenovalılar
--M.S 1391-1396 Osmanlı Padişahı I.Bayazid (Şehir İstanbul'da
bir Türk Mahallesi kurulması isteğine karşı çıkılması üzerine
ablukaya alınmıştır.)
--M.S 1412 Osmanlı Şehzadesi Musa Çelebi
--M.S 1422 Osmanlı Padişahı II.Murat
--M.S 1437 Cenovalılar
--M.S 1453 Osmanlı Padişahı II.Mehmed (Başarılı olmuştur.Sonrasında
şehir Türklerin hakimiyeti haline girmiştir.)
Bunun yanında Atilla'nın, Vikinglerin, Bulgarın ve Gotların da
kuşatma yaptığı bazı kaynaklarda geçer ama tarihleri bilinmemektedir.
Yanında herhangi bir açıklama yapılmayan kuşatmalar başarısız
kuşatmalardır.
Saldırı hazırlıkları
Sultan II. Mehmed, Theodosius Surları'na ve şehrin
su ile çevrili olmayan tek bölgesini batıdan gelebilecek saldırılardan
koruyan hendeklere saldırmayı tasarladı. Ordu 2 Nisan 1453'te şehrin
doğusuna yerleşti. Toplar haftalarca surları dövdü fakat yeterli
gedik açamadı. Topların yeniden doldurulmaları zaman aldığı için,
her atıştan sonra Bizanslılar hasarın çoğunu tamir edebiliyorlardı.
Daha sonra, yeraltı tünelleri yapıp surların altını kazarak yarma
yolunu denediler. Kazıcıların çoğu, Sırp Despot'u tarafından Nvo
Brdo'dan gönderilen Sırplardı ve Zağnos Paşa'nın emri altındaydılar.
Lakin Bizanslılar, Johannes Grant adında, Alman olduğu söylense
de muhtemelen İskoç olan bir mühendisi görevlendirdiler. Johannes
karşı tüneller kazdırdı ve Bizans birlikleri tünellere girip Osmanlı
işçileri öldürdüler. Diğer tüneller de suyla dolduruldu. Son olarak
Bizanslılar önemli bir mühendisi esir alıp işkence yaparak, sonradan
yıkılan tünellerin hepsinin yerini öğrendiler.
Sultan II. Mehmed, şehrin ödemeyeceğini bildiği çok büyük vergi
karşılığında ablukayı kaldırmayı önerdi. Bu da geri çevrilince,
Bizanslı askerlerin kendi birlikleri tükenmeden önce bitkin düşeceğini
bilerek saf güçle duvarları alt etmeyi tasarladı.
29 Mayıs sabahı saldırı başladı. Hücumun ilk
dalgasını, mümkün olabildiği kadar çok Bizans askerini öldürmeye
niyetli acemi askerler olan azaplar oluşturuyordu. Ayrıca Haliç'ten
de baskı uygulayabilmek için gece yağlı kütükler üzerinde karadan
Haliç'e taşınan gemiler, o sabah Bizans askerlerine kötü bir sürpriz
olmuştu. Anadolululardan oluşan ikinci dalga, şehrin kuzeydoğusundaki,
topla kısmen hasar almış Blachernae Surları'nın (okunuşu: blakernai
) bir bölümüne odaklanmıştı. Uzun süren bu çarpışmalar sonucunda
Ulubatlı Hasan adındaki bir yeniçeri, aldığı kırk ok darbesine1
rağmen hayatta kalarak Osmanlı sancağını dikmiş, bununla ateşlenen
Osmanlı ordusu 29 Mayıs 1453'te İstanbul'un surlarını aşmıştı.
Ancak savaş henüz bitmemişti. Hayatta kalan Bizans askerleri, Osmanlı
askerleriyle sokak aralarında çarpışıyorlardı. Kısa süren bu çatışmalardan
sonra Bizans ordusu yenilmiş ve Sultan II. Mehmed önderliğindeki
Osmanlı ordusu İstanbul'a tamamen hâkim olmuştu.
Fethin iç sonuçları
O zamana kadar sadece bir devlet olan Osmanlı,
artık bir İmparatorluk haline gelmişti.
Anadolu ve Balkanlar arasındaki geçişlerde bir engel olan Bizans
yıkılmış, arada engel kalmamıştı.
Birçok kere Osmanlı şehzadelerini ve Avrupa ülkelerini kışkırtan
Bizans artık bunu yapamayacaktı.
Müslüman dünyasında Osmanlı Devleti daha saygın bir hale gelmişti.
Müslümanların peygamberi Hz. Muhammed'in hadis-i şerifindeki o kumandan,
Fatih Sultan Mehmed olmuş ve peygamberinin övgüsünü almıştı.
Fethin dış sonuçları
Avrupa ve Balkan devletlerinin Osmanlı'yı Balkanlar'dan
atma çabaları sonuçsuz kalmıştı.
İstanbul'dan İtalya'ya kaçan sanatkârlar ve bilim adamları, rönesans
ve reform hareketlerini hızlandırmışlardı.
Dünyanın en büyük imparatorluklarından olan Doğu Roma İmparatorluğu
tamamen yok olmuştu.
Orta Çağ kapanıp Yeni Çağ başlamıştı.
Ticaret yollarının birer birer Türklerin eline geçmesi Avrupalıları
yeni ticaret yolları bulmaya zorladı ve coğrafi keşifler ortaya
çıktı.
Bu fetih bir nevî Avrupa'nın (İngiltere'nin) Amerika kıtasını keşfinin
yolunu açmıştır. Zirâ bu keşifle ticaret yolları kapanan Avrupalılar
başka yollar bulmak zorundaydılar. Bu keşif buna bir vesile olmuştur.