Günlerden 22 Ağustos 1985..!
Sabaha karşı 4:30 sularında başlayan sancıyla hastaneye gelinir.Sancılar gittikçe artar. Doğum yaklaşık 10 günlük bir gecikmeyle başlar. Yalnız bebek anne karnından çıkamayacak kadar zayıf ve güçsüzdür...
Herkes endişeli. Çünkü bebek anne rahminde kalmıştır. Ya bebekle beraber anne de ölecektir ya da bebeği ölü ya da diri doğurtmak gereklidir. Zaman geçmekte. En sonunda anne rahminden bir araçla dışarı çekilir bebek.
Saat 12:30...
Hem çok zayıf, ölecek gözüyle bakılan bu bebek hem de yaşamla ölüm arasında gidip gelen anne kurtulmuştur...Her ikiside sağ salim atlatır bu doğumu.
Doktorların çoğu ise çoktan öğle yemeğine gitmişlerdir. Doğumhane bomboştur. Bebek annenin göğsüne yatırılır ve kocaman kocaman gözleriyle annesine bakar. Ağlaması birden kesilmiştir. Annesi ise o zamana kadar çektiği acıyı çoktan unutmuş bebeğine ya ni çooooook istediği kızına kavuşmuştur ve ona "DÜNYAMIZA HOŞGELDİN KIZIM" der...
O kız kim mi..?
Tabiki BEN..!

Eh ben biliyodum dünyanın kahırlarını da ondan çıkmak istemedim aslında
Ama ölümle yaşam arasında gidip geldim ve ölüm değil ben galip çıktım,tabi annemin dualarıyla.
Annem hep bi kızım olsun DİLEĞİM olsun dermiş. Tabi adımı dilek değilde ebemin isteğiyle GÜLŞAH koymuşlar.Ama annem bana hep Dileğim der 
Ve işte ben de bugün tam 22 yaşıma bastım. Umarım herşey güzel olur. Doğumumdaki gibi hep ben galip çıkarım inşallah tabi annem ve benden küçük olan 2 kız kardeşimle beraber 