Final Fantasy
Valla nası başlasam bilmiyorum. ilk klip bende çok yer etti. Diğerleride çok güzel. Üç klibi de sizlerle paylaşmak istedim. Ne diyim yorumları bekliyorum.
My İmmortal-Final Fantasy
Eyes on me
Final Fantasy VIII - Eyes On Me
Valla nası başlasam bilmiyorum. ilk klip bende çok yer etti. Diğerleride çok güzel. Üç klibi de sizlerle paylaşmak istedim. Ne diyim yorumları bekliyorum.
My İmmortal-Final Fantasy
Eyes on me
Final Fantasy VIII - Eyes On Me
Arkadaşlar sevgililer gününe özel bir çalışma. Bakalım beğenilecek mi. Emeğe saygı adına lütfen blogcu.com 'un başlattığı yarışmada eğer beğendiyseniz oylamanız. RESMİN ÜZERİNE TIKLAYARAK OKUYUNUZ.RESİM BOYUTU ANASAYFAM İÇİN BİRAZ BÜYÜK.
Oylama yapabilmek için sayfanın en üstündeki gri kutucuğu takip ediniz.
Önemli not: Bu yazı misantrope tarafından yazılmıştır. Hiçbir şekilde kopyalanamaz,yayınlanamaz,kopya çekilemez!
Taşırım ben hasretin yükünü
Acılarım koynumda sır gibi
Açarım baharda çiçek gibi
Dolarım içine gün gibi
Yeterki sen üzülme
Kendine dert etme
Varsın uzasın yollar
Sen aşkından vazgeçme
Yeterki sen üzülme
Kendine dert etme
Seni bir ömür beklerim
Sen aşkından vazgeçme
Karışır hüzünlenirim sen aldırma
Susar dinlerim yanarım ben aşkınla
Karışır hüzünlenirim sen aldırma
İçimde taşırım sesini hala

Ben Romeo'nun Jüliet'i tanıdığından dah fazla tanıyorum seni. Sen de beni. Juliet'in Romeo'yu, Ophelia'nın Hamlet'i, Eva Braun'un Hitler'i, Diana'nın Charles'ı tanıdığından daha fazla tanıyorsun. En azından onlardan daha çok sohbet ettik. Daha çok vakit geçirdik birlikte. Ve yakında sıra ölüme gelecek. Bütün aşıklar gibi. Aşkımızla ilgili yazılı bir belge olmayacak belki.Ve ben, iki sevgiliye yaraşan en güzel ölümü buldum.Siyanür dolu bir küvete girmeliyiz önce... Ya da baldıran otu... Evet, bu daha iyi. Siyanür derimizden içeri girebilir. Ve de vaktinden önce öldürebilir bizi. En iyisi baldıran otuyla kaynatılmış köpüklü su. Üzerinde ful yaprakları. Binlerce yaprak. Önce o suya girip yıkanmalıyız... Saatlerce... Sadece dokunmalıyız birbirimize. Ellerimizle... Saçlarımızı okşamalıyız..Sonra çıkmalıyız köpüklerin ve ful yapraklarının arasından... Gözlerimiz kapalı, kokularımız ciğerlerimizde, tenimiz, terimiz ve baldıran otlu vücutlarımız birbirine karışmış, dakikalarca sevişmeliyiz. Wagner çalmalı odada.Faust bizi izlemeli perdenin kenarından, sessizce... Gerçek aşkları göze alamadık. Ölüme bile atlayamadık gerçek aşklarımız için. Oysa nedir ki ölüm? Hiç değilse düşlerimizdeki aşklar için yapmalıyız bunu. Yok olsak bile adresimiz belli olmalı bu saçma sapan boşlukta..Gün ağırınca, önce kapıyı çalacaklar. Meraklılar. Sonra da kıracaklar kapıyı. Sonra da, ne yazık ki iki ayrı beden bulacaklar içerde. İki baş, dört kol, dört bacak ve birbirine sırtını dönmüş iki yürek.
Önce uzun bir süre boşlukta dolaşacak adlarımız, sonra da bambaşka bir gezegene düşecek. Ve insanlık kendini yok edinceye, kainat bir atom çekirdeği haline gelinceye kadar orda kalacağız. Sonsuzluğa kazınan kutsal bir aşk. Sen ve ben.
bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet
sen say ki
ben hiç ağlamadım
hiç ateşe tutmadım yüreğimi
geceleri, koynuma almadım ihaneti
ve say ki
bütün şiirler gözlerini
bütün şarkılar saçlarını söylemedi
hele nihavent
hele buselik hiç geçmedi fikrimden
ve hiç gitmedi
bir topak kan gibi adın
içimin nehirlerinden
evet yangın
evet salaş yalvarmanın korkusunda talan
evet kaybetmenin o zehirli buğusu
evet nisyan
evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
bu sevda biraz nadan
biraz da hıçkırık tadı
pencere önü menekşelerinde her akşam
dağlar sonra oynadı yerinden
ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca
sen say ki
yerin dibine geçti
geçmeyesi sevdam
ve ben seni sevdiğim zaman
bu şehre yağmurlar yağdı
yani ben seni sevdiğim zaman
ayrılık kurşun kadar ağır
gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın
yine de bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet
beni affet
Kaybetmek için erken,
sevmek için çok geç
Ahmet Hamdi Tanpınar
<- Önceki Sayfa : ANASAYFA : Sonraki Sayfa ->